Laparoskopik Roux-en-Y gastrik bypass, şu an aktif kullanılan obezite cerrahisi teknikleri arasında en eski teknik olması nedeniyle geniş hasta gruplarında uzun süreli takip yapılmış serileri olması nedeniyle oldukça değerlidir. Halen uygulanma sıklığı açısından ciddi bir oranda uygulanmaktadır. Uygulanma sıklığı açısından sleeve gastrektomiden sonra ikinci sıradadır.
İşlemin özeti
Hastada yapılan işlem resimde de özetlendiği gibi: midenin üst kısmından yaklaşık 50 ml'lik bir poş oluşturulacak şekilde stapler ile ayrılarak üst tarafta ufak bir poş oluşturulmasından sonra, Treitz ligamanı olarak tanımlanan ince bağırsağın ikinci kısmından yaklaşık 50 cm'den bağırsağın ayrılıp alt ucun yukarıda oluşturulan ufak poşa ağızlaştırılması; mideden gelen bağırsağın ise mevcut bağırsağın devamından 150 cm ölçülerek buraya ağızlaştırılması şeklindedir.
Birçok cerrah bu tekniği kendi tecrübelerine göre değiştirebilir. Cerrahlar arasında teknik olarak en sık değiştirilen nokta, alt alanda yapılacak anastomozun seviyesidir; bu seviye hastalar arasındaki bağırsak uzunluğundaki değişikliklerden dolayı anastomozu yapacak cerrahın tercihine göre bağırsağın son kısmından ölçülerek 50–150 cm'ye yapılabilir. Teknik en çok bu açıdan modifiye edilmektedir. Üst tarafta yapılan anastomoz cerrahın tercihine göre elle, yuvarlak veya düz stapler ile yapılabilir.
Postoperatif dönem
Hastalara postoperatif dönemde 1. günde oral sıvı diyet başlanır; herhangi bir problem olmayan hastalar çoğunlukla 3. gün taburcu edilir. İlk kontrol 1. hafta sonunda yapılır.
Tip 2 diyabet ve metabolik etki
Besin duodenum adı verilen ince bağırsağın ilk kısmına uğramadığı için Tip 2 diyabetlilerin ilaç dozlarını veya insülin dozlarını azaltmaları veya bırakmaları açısından sleeve gastrektomiye nazaran laparoskopik Roux-en-Y gastrik bypass daha iyi sonuçlar sağlamaktadır.
Cerrahi komplikasyonlar
Operasyon sonrası en sık görülen cerrahiye bağlı komplikasyon anastomoz kaçaklarıdır ve %1 gibi makul bir oranda karşılaşılır. Genelde tanı, operasyon sonrası drenajdan yapılan kaçak testinin pozitif olması veya hastanın kliniğinden şüphelenilerek konulur. İkinci en sık komplikasyon kanamadır.
Uzun dönem komplikasyonlar
Hastalarda görülebilen uzun dönem komplikasyonlar arasında marjinal ülserler; ayrılan mide alanları arasında fistüller (%0,03); karın duvarı fıtıkları (%6,2); internal herniler ve buna bağlı ameliyat ihtiyacı (%1,7); bağırsaklar arasında yapışıklıklar (%1,9); gastrointestinal sistem kanaması (%0,2); yetersiz emilime ve hızlı kilo vermeye bağlı protein eksikliği (%0,5); mineral ve vitamin eksikliği (%20) önemli yer tutar.
Önemli dezavantaj
Hastalarda yaşanabilecek en önemli dezavantajlardan biri: mide iki ayrı poş hâline getirildiği için hastalarda olabilecek kanama veya ana safra yolu taşı gibi patolojilerde on iki parmak bağırsağı veya alttaki mide poşuna endoskopik olarak müdahale edilme şansı yoktur.
Vitamin ve mineral takviyesi
Operasyon sonrası dönemde hastalarda bağırsak emilimi üzerinde yapılan değişikliklerden dolayı vitamin ve mineral takviyeleri düzenli ve ömür boyu yapılmalıdır.
Kilo verim oranları
Ameliyat sonrası dönemde kilo verim oranları 1 yıllık fazla kilonun %58,7 ve 2 yıllık %64,9'u olarak bildirilmiştir.